Israrcı olmak yerine zamana bırakmak

By
In Blog
Bir işi yarıda bırakıp, geri döneceğiniz zamanı bilmek üzerine…

Eskiden uçurtmalar yapılırdı, bu uçurmaların kağıtları özenle seçilir, bazen çıtaları boyanır, bazen üstüne görsel işlemeler eklenirdi. Özellikle ailemizden bir büyükle yapılan bir uçurtmayı düşünün ne kadar gurur verici ve eğlenceli bir çalışma.

Birde birkaç parçanın birleştirilemediği zamanı düşünün, yapmak için tamamen üzerine odaklanır ve üstüne gittikçe gideriz. İşe yaramadığını gördükçe de hayal kırıklığına uğramak içten bile değildir.

Öyle bir durumla karşılaştığımızda aile büyüklerimizin verdiği öğütleri bir düşünelim, “Evladım, Zorlama!” Öyle bir durumda zorlamayı bırakıp bir başka açıdan baktığınızı bir düşünün, aslında bu sefer doğru yolu bulacaksınızdır.

Biraz rahatladıktan sonra, diğer parçaları birleştirmeye devam etmek, sonlara geldiğinizde yapamadığınız kısımlara odaklanarak bitirmek sizin için hiç de zor olmayacaktır.

Hayat çoğu zaman böyle değil midir?

Zorladıkça zorlarız ve en sonunda kırarız.

Çünkü elimizden geleni yaparız, sonrasında tamamlamak için kırılana kadar zorlarız. O yüzden, en iyi stratejinin en azından bir süre daha izin vermemiz olduğunun farkındasınızdır.

Baktığımızda böyle şeylerle günlük hayatta bile karşılaşırız. Bir şeyi yapmak için elimizden gelenin fazlasını yaptığımızı söyleriz, ama zaman kavramını hiç umursamayız. Aslında her şeyin bir yeri ve zamanı vardır bunun bilincinde olup davranırsak, bir işin %90 ını bitirdiğimizde %10 luk kısım kaldığında farkına varırız ki o %10 luk kısmı zamanı gelince tamamlayabileceğiz.

Hayatta, çok çalışma ile olması gereken zaman arasında ince bir çizgi olduğunu öğrenmeliyiz.

Farkı anlamak için de sezgilerimizi kullanabiliriz bununla alakalı bir örnek verelim.

Eğer sorunu çözmeye ve düşünmeye odaklanıyorsak, bir problem yoktur. Bu teşvik edici bir durum, bulmaca çözmek gibi bir şey. Ama kendimiz hakkında düşünmeye ve sorunun kendimiz olduğunu varsaymaya başladığımızda, işler o zaman verimsizleşiyor.

Tehlikeli olan iki durum var;

  • Hayal kırıklığı
  • Kendi kendinle konuşma

 

Eğer hayal kırıklığı, sizi cesaretlendirir ve odaklanmaya motive ederse harika, ama dikkat dağınıklığı endişe seviyesinde yükselme daha çok gözlenen bir durumdur. Bu durumda yapılması gereken ara vermektir. Kendi kendine konuşma da önemli göstergelerden birisidir. Kendimize “Ben çok aptalım”, “neden bu problemi çözemiyorum?” gibi sorular sorarsak ara vermenin vakti geldi demektir.

Çünkü bunlar sorunların çözülmesini sağlamaz. Bu yüzden bir süre sakinleşmek için kendi kendinizle yüzleşmeli ve bilinçaltınızdaki kendinizin farkına varmalısınız.

Zorlamayıp, bir sonraki seviyeye çıkmanızı sağlayacak noktalara gelmeden bırakmanızdan bahsetmiyoruz. Sadece çok zorlarsanız, önemli bir şeyin, fiziksel yada duygusal sağlığınızın, ilişkinizin parçalanmasına sebebiyet verebilirsiniz ve buna asla değmez.

Sorunun eninde sonunda çözüleceğini ve sonrasında sorun yaşanmayacağına güvenmelisiniz. Bu çok tecrübeli insanların bile öğrenmek için uğraştığı en önemli derstir.

 

 

Diğer yazılarımız için TIKLAYINIZ…

Recent Posts

Yorumlar